Viyana merkezli bir haber sitesinde yer alan ve geçmişte gündeme gelmiş iddiaları konu alan haberi paylaşan SÖZ Partisi Başkanı Hakan Gördü’nün, paylaşımına doğrudan “SKANDAL!” notunu düşmesi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Tepkiler ise gecikmedi: Bu çıkış kamuoyunu bilgilendirme amacı mı taşıyor, yoksa toplum içindeki gerilimi artıran yeni bir söylem mi?
ATIB, Avusturya’daki Türk ve Müslüman toplumunun yıllardır bağ kurduğu, camilerden gençlik çalışmalarına kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren köklü kurumlardan biri olarak biliniyor. Böylesine geniş bir toplumsal karşılığı olan bir yapı hakkında, geçmişte kamuoyuna yansıyan ve farklı süreçlere konu olmuş iddiaların bugün yeniden gündeme taşınması bazı kesimlerde rahatsızlık oluşturdu.

Özellikle tartışma yaratan nokta ise kullanılan dil oldu. Paylaşıma konu edilen haberde dahi “iddia”, “öne sürüldü” gibi ifadeler yer alırken, Hakan Gördü’nün bunu doğrudan “SKANDAL!” ifadesiyle paylaşması, bazı çevrelerde “peşin hüküm veren ve toplumsal tansiyonu yükselten bir yaklaşım” olarak yorumlandı.
Eleştiri getirenler şu soruyu soruyor: Eğer ortada geçmişte gündeme gelmiş bireysel iddialar varsa, neden mesele yeniden tüm bir kurum üzerinden tartışmaya açılıyor? Avusturya’da on binlerce insanın gönül bağı kurduğu bir yapının, her tartışmada yeniden sert bir söylemin merkezine yerleştirilmesi gerçekten toplumsal fayda mı üretiyor?
Daha da önemlisi, Avusturya’da yaşayan yüz binlerce Türk’ün eğitimden temsil sorununa, gençlikten ayrımcılığa kadar çözüm bekleyen birçok meselesi bulunurken; sürekli aynı kurumlar üzerinden sert siyasi çıkışlar yapılması bazı kesimler tarafından sorgulanıyor. Toplumu bir arada tutacak bir dil mi kuruluyor, yoksa mevcut kırılmalar daha da mı büyütülüyor?
Elbette siyasetçinin eleştiri hakkı vardır. Ancak eleştirinin dili de en az içeriği kadar önemlidir. Özellikle dini ve toplumsal karşılığı yüksek kurumlar söz konusu olduğunda, kullanılan ifadeler yalnızca bir görüş açıklaması olarak kalmayıp toplumda farklı yankılar oluşturabiliyor. Bu nedenle bazı çevreler, Hakan Gördü’nün son paylaşımını “sert eleştirinin ötesinde, gereksiz gerilim üreten bir siyasi üslup” olarak değerlendirmeye başladı.
Üstelik bu, Hakan Gördü’nün ATİB hakkında yaptığı ilk sert çıkış da değil. 19 Eylül 2025 tarihinde de yine ATIB üzerinden dikkat çeken bir paylaşım yapmıştı. O dönem yaptığı açıklamada, ATİB’in yapısını ve yönetim süreçlerini hedef alan sert ifadeler kullanan Gördü, “mide bulandırıcı ifşalar”, “rezalet”, “taşıma su ile değirmen döndürmeye çalışıyoruz” gibi dikkat çeken söylemlerle kurum içi işleyişe yönelik eleştirilerini kamuoyu önünde dile getirmişti.
Paylaşımında, “Atib kimin kuruluşu? Çok kısa ve net: bizlerin!” ifadelerini kullanan Gördü, üyelerin ve toplumun süreçlerden haberdar edilmediğini savunmuş; kararların şeffaf ilerlemediği yönünde eleştirilerde bulunmuştu. Ayrıca, “Kimse kusura bakmasın, Hakan yine bir şeyler yazmış diye birbirinize ekran görüntüsü atacağınıza, artık bu rezaletin içinden nasıl çıkarız düşünün” sözleriyle de dikkat çekmişti.

Bu nedenle bazı çevreler, son yapılan “SKANDAL!” paylaşımını tek başına değerlendirmiyor. Aksine, bunu ATIB’e yönelik uzun süredir devam eden sert bir siyasi söylemin yeni halkası olarak yorumlayanlar da bulunuyor. Eleştiriler de tam burada yoğunlaşıyor: Sürekli aynı kurum üzerinden sert çıkışlar yapmak, gerçekten çözüm arayışı mı; yoksa toplum içinde zaten var olan gerilim başlıklarını yeniden büyütmek mi?

